Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
6Eyl/170

Balkanlar’daki Vatikan… / Alptekin CEVHERLİ

DSC04848

Balkanlar’daki Vatikan… / Alptekin CEVHERLİ

14Ağu/170

Ayastefanos Anıtı Yeniden Dikilemez – Alptekin CEVHERLİ

t__rk __ehitlikleri

Ayastefanos Anıtı Yeniden Dikilemez - Alptekin CEVHERLİ

Her milletin kendi millî menfaatlerini ve değerlerini sembolleştirdiği çeşitli kutsalları vardı; bayrak, tarihteki çeşitli devlet adamları, sembol haline gelmiş mekân veya binalardır. Bunlar o milletin varlığının belki de yarı efsanevi, yarı gerçek devamını sağlayan figürlerdir. Milletlerin önüne birer hedef koyarak millî birliğin tesis edilmesini kolaylaştırırlar. Bu hedefe varmak için sonraki nesillere dinamizm katarlar.

Bu figürler, milletlerin ulaştıkları son noktayı veya çıkış noktalarını betimleyerek elde edilmesi gereken veya korunması gereken değerleri ortaya koyarlar. Bu anlamda ata mezarları da büyük önem taşır.

Sultan 1. Murat’ın Kosova Priştine’deki kabri, Macaristan’daki Gül Baba Türbesi, Bakü’deki Türk şehitliği, Enver Paşa’nın Kırgızistan’daki kabri (Ki bu mezar yanlış bir kararla Demirel tarafından Türkiye’ye geri getirilmiştir.) vd…

Aynı şekilde diğer milletlerin de ulaştıkları son nokta ve erek olarak aynen bizim gibi mezarlıkları vardır. Yoksa Anzakların (Avusturalya ve Yeni Zelandalılar) on binlerce kilometre öteden her yıl gelip Çanakkale’de dedelerinin mezarları başında “şafak ayini” yapmasını başka türlü izah edemezsiniz…

27May/170

Çin Tacikistan’a Girdi mi, Girmedi mi? – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Çin Tacikistan’a Girdi mi, Girmedi mi? - Alptekin CEVHERLİ

Ayın 13’ünde Kocaeli’nde açılan ve Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olan Kocaeli 9’uncu Kitap Fuarı ile ilgili son hazırlıklarımızı yaparken hocalihaber.com adlı internet sitesine bir haber düştü. Fuar telaşından ve yeni kitabımız “KAFES”in tanıtım çalışmalarından dolayı teyit ettiremediğimiz haberi, yalanlatamadık da…

Ancak bunca zamandır ne yalanlama ve ne de teyit edilmediğine göre genel bir kabullenmişlik ve antlaşmalı bir işgal söz konusu olabilir diye düşündük…

Haber metni aynen şöyleydi: “6 Mayıs’da Tacikistan’a giren Çin ordusu Horno Badahşan özerk bölgesini kontrolüne aldı. Çin bu adımını Duşanbe’nin razılığıyla olduğunu ve bu şekilde Tacikistan’ın dış borcunu kapattığını açıkladı.

Toplam 1500 kilometrekare arazi Çin ve Tacikistan arasında tartışmalı bir bölgeyi oluşturuyordu (Ancak Tacikistan kontrolündeydi).

Bölgenin, Tacikistan’ın dış borçlarını kapatmak için Çin’e verileceği söyleniyordu. Ki, zaten Çin hükûmeti beyanatında da bunu vurgulamış oldu. Bu araziler yaşam için uygun olmayan yerler gibi değerlendirilseler de Çin, uranyum ve minerallerle zengin olduğunu düşündüğü bu yerleri aynı zamanda tarım için kullanmak niyetinde.”

Evet, haber metni özetle bu kadar.

23Mar/170

Türk Dünyası Bakanlığı Kurulması Şart Oldu -Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Türk Dünyası Bakanlığı Kurulması Şart Oldu -Alptekin CEVHERLİ

Sevgili okurlar, bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında yaşayan vatandaşlarımızın sayısı hakkında yaklaşık birkaç rakam verip, ana konuya girmek istiyorum. Avrupa Birliği ülkelerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiğine göre yaklaşık 6,5 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaşıyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da da toplam 1 milyon civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var diye tahmin ediliyor.

Bunların dışında kalan diğer ülkeleri de hesaba katarsanız yaklaşık 8 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya bir kısmı eski vatandaşımız (çifte vatandaşlığa izin vermeyen ülkelerin yasalarından dolayı) yurt dışında ikamet ediyor. Bu rakam pek çok Avrupa devletinin nüfusundan fazla.

Üstüne üstlük bir de Osmanlı bakiyesi olan ve bulundukları ülkelerde azınlık durumuna düşmüş veya düşürülmüş Türkler var. Üstelik bu Türklerin bulundukları ülkelerin vatandaşı olmalarına karşılık aynı zamanda Türkiye ile de sıkı ilişkileri sürüyor. Ama ne yazık ki çifte vatandaş olarak Türk vatandaşlığı alamıyorlar. Yunanistan, Makedonya ya da Irak Türkleri gibi…

2Oca/170

Modern Mankurtlar – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Modern Mankurtlar - Alptekin CEVHERLİ

2016 yılı Türkiye’miz ve dünya için oldukça zor geçti. Birkaç günde bir bombaların patladığı vahşet konusunda terör örgütlerinin fantezi yapar hale geldiği; insan akıl ve vicdanının hiçe sayıldığı bir yılı geride bıraktık. Kimileri terör literatürüne kamyonla insan ezmeyi soktu, kimileri de bomba dolu çukura insanları diri diri doldurup sonra da et parçalarının havada uçuşmasını videoya aldı…

2017’den iyilik ve güzelliklere vesile olmasını beklerken daha ilk saatlerinde İstanbul Valisi’nin açıklamasına göre; Ortaköy’de 39 vatandaşımız daha kalleş terör saldırısıyla canını kaybetti, 69’dan fazlası ise yaralandı.

Bu saldırı, elbette Türkiye’ye bazı şeylerin normalleştirilmesi ve alıştırılması sürecinin bir parçası. Dikkat ettiyseniz bir süredir her hafta sonu Cuma akşamı veya cumartesi günü ciddi can kaybı yaşanan bir terör saldırısı ile muhatap oluyoruz. Bu gidişle Türk Milleti’nde, güzel yurdumuzun bir Irak’tan ya da Suriye’den farkı yokmuş imajını zihinlere yerleştirmek istiyorlar. İşin en acı yanı ise bu vahşet ve ihanet operasyonunu “mankurtlaştırdıkları” insan müsveddeleri ile yaptırıyorlar…

24Ara/160

Gönüllü İhanet… / Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Gönüllü İhanet… / Alptekin CEVHERLİ

Haini bol olan ve okullarında hain yetiştiren istisna ülkelerden biriyiz sanırım. İnsanımız okudukça daha mı bir kendi ülkesinden nefret eder hale geliyor bilmiyorum ki?

Ya eğitim sistemimizde bir hata var, ya da millet olarak bizde bir sorun var…

4Kas/160

GERÇEKLER ACIDIR AMA GEREKLİDİR – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,GERÇEKLER ACIDIR AMA GEREKLİDİR - Alptekin CEVHERLİ

Lise yıllarında yeni bir ders ile tanışmıştık: Mantık.

O dersi görenler hatırlar, meşhur bir önerisi (!) vardır: “Gerçekler acıdır, biber de acıdır. Öyleyse gerçekler, biberdir (?)”

Dünyanın gidişatına bakıyoruz, pek iç açıcı değil. Bölgemizin gidişatına bakıyoruz felâket. ABD ve Rusya oturmuş, Musul’u ve Halep’i kim işgal edecek pazarlığını yapıyor.

İşin acı tarafı her iki kent de kadim Türk şehirleri ve hali hazırda nüfuslarının çoğunluğunu hâlâ Türkler (Türkmenler) oluşturuyor.

Bir yandan da Türkiye üzerinde müthiş bir dezenformasyon politikası uygulanıyor. Bir kısıma dedirtiyorlar ki; “Bizim Suriye’de ne işimiz var?”, bir kısıma da dedirtiyorlar ki; “Musul’daki Türkmenler Şii’dir, bizi alâkadar etmez!”

Oysa her iki kent de Müslüman Türk’ün tarihi yurdudur. İstanbul’dan, Ankara’dan, Edirne’den veya İzmir’den çok çok daha önce Müslüman Türk kenti kimliğine kavuşmuştur.

21Eki/160

Dünyanın En Zengin 3 Dilinden Biri – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Dünyanın En Zengin 3 Dilinden Biri - Alptekin CEVHERLİ Gazeteci – Yazar

KKTC’de düzenlenen Türk Dünyası 1. Gençlik Çalıştayı’nda Çağdaş Türk Edebiyatı’nın sorunları konulu bir bildiri yayınlayan Kocaeli Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı Alptekin CEVHERLİ, dil birliği konusunda çok önemli noktalara parmak bastı

25 yılda hâlâ bir alfabe birliğini gerçekleştiremedik. Türkiye’de ayrı, Türkmenistan’da ayrı, Azerbaycan’da ayrı, Özbekistan’da ayrı Latin alfabeleri kullanılırken; diğer yandan Kırgızistan’da ayrı, Kazakistan’da ayrı ve Tacikistan’da ayrı Kiril alfabeleri kullanılıyor. Dünyanın neresinde ve tarihin hangi safhasında görülmüştür ki, bir millet kendi ‘bağımsız’ devletlerinde aynı anda 2 temel kökten 7 farklı alfabe kullansın?

Bugün Türkçe, toplam 1 milyon kelime sayısı ile dünyanın hâlâ en zengin 3 dilinden biridir. Balkanlardan Sibirya’ya kadar olan 20 milyon kilometrekarelik alanda ana dil olarak konuşulan Türkçelerin bütün kelimeleri toplandığında ortaya 1 milyon farklı kelime çıkmaktadır.

Yaklaşık 500 yıldır yaşadığımız sıkıntıların, ihanetlerin ve vurdumduymazlıkların hesabını bugün bizler veriyoruz. Böyle giderse çocuklarımız ve torunlarımız da dedelerimizin hatalarının bedellerini ödemeye devam edecek. Çünkü millet ömründe 100 yıl bir gün gibidir…

6Haz/160

Başlıksız Bir Yazı – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Başlıksız Bir Yazı - Alptekin CEVHERLİ

Sakın ola başlığı okuyunca, “Başlıksız Bir Yazı” ifadesi de sonuçta bir başlıktır, diye mantık yürütmeye kalkmayın sevgili okurlar.

Aslında yazımızın başlığı var tabi, ama içerisinde gizli…

* * *

Gündeme bomba gibi düşen Almanya’daki Ermeni soykırımı yalanını kabul eden tasarı konusunun henüz fitili ateşlenmemişken aslında niyetimiz, “Amerikan Rüyası’nın Sonu mu?” diye sorarak ABD’deki başkanlık seçimlerini ve muhtemel sonuçlarını irdelemekti.

Öyle ya, dünyaya bir medeniyet projesi olarak sunulan; “özgürlükler ülkesi ABD”, bir emlak komisyoncusunun koltuk hırsına kapılıp dünyanın en diktatör ve gaddar devletine dönüşürse ne olur, diye bakacaktık.

Genelde böylesi durumlarda en fazla 30 – 40 yıl içerisinde o ülkeler yıkılır. Bazen bu süreç daha da hızlı olabilmektedir. Ancak ABD’nin böylesine hızlı çöküşü yeni oluşacak dünyayı nasıl etkiler?

Türkiye ve Türk Dünyası olarak buna ne kadar hazırız? Yeni oluşacak güçler dengesi arasında meselâ Çin, Rusya ve Almanya’ya karşı elimizde nasıl kozlar var? Ya da Balkanlar’dan ABD askeri çekildiğinde 3’üncü Dünya Savaşı çıkar mı? Çin, Batı Türkistan’ı işgale kalkarsa Rusya ile birlikte ne kadar karşı koyabiliriz? Japonya bizi destekler mi? Filan, falan gibi bazılarına göre sanırım çok uçuk, bazılarına göre de malûmun ilanı sorulara yanıt arayacaktık…

Ama tam da Almanya ile moda tabirle “Kanka” olmuşken, bir de ‘Almanya’daki Türkler’ vasıtasıyla böyle bir kazığı yemek veya “arkadan hançerlenmek” mevzu bahis olunca, dünyanın geleceğindense bizim kısa vadede durumumuzu tartışmak çok daha önemli hale geldi.

7Nis/160

Öğrencilerden İnsanlık Ölmemiş Dedirten Çalışma

IMG_3961   Öğrencilerden İnsanlık Ölmemiş Dedirten Çalışma

31Mar/160

Son 900 Yılın En Kurak Dönemi; Peki Ya 900 Yıl Önce? – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Son 900 Yılın En Kurak Dönemi; Peki Ya 900 Yıl Önce? - Alptekin CEVHERLİ

Amerikan Uzay Bilimleri Merkezi NASA açıklamış; Ortadoğu’da son 900 yılın en kurak dönemi yaşanıyor diye…

Açıklama şöyle: “NASA Türkiye'yi de içine alan  KKTC, İsrail,  Filistin, Ürdün, Lübnan, Irak ve Suriye'yi kapsayan Doğu Akdeniz bölgesinde 1998 yılında başlayan kuraklığın son 900 yılın en kötüsü olduğunu açıkladı. Amerikan Jeofizik Birliği'nin 'Geophysical Research-Atmospheres' dergisi tarafından yayınlanan araştırmada ABD'nin New York kentindeki NASA Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nden iklim bilimci Benjamin Cook ve ekibi 9 asırlık verileri inceledi.

Araştırmaya göre Türkiye'nin de yer aldığı Doğu Akdeniz'de 1998 – 2012 yılları arasında görülen kuraklık, son 500 yılın en kurak döneminden % 50 oranında daha şiddetli geçti. Son 900 yıla göre ise en kurak dönemden % 10 – 20 arası daha kuraktı. Kısaca son 9 asır boyunca yaşanmadığı kadar şiddetli bir kuraklık yaşanıyor.

Benjamin Cook, ‘İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin önemi ve büyüklüğü, doğal iklim değişkenliğinin boyutlarını anlamamız gerektiğini gösterdi. Asırlar süren doğal değişkenliğin dışında kalan  olaylara ve anormalliklere bakınca bunlara insan kaynaklı iklim değişikliğinin sebep olduğunu görebiliriz’ ifadesini kullandı.”

9Mar/160

Bizim İnek Niye Öldi? – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Bizim İnek Niye Öldi? - Alptekin CEVHERLİ

Dursun bir gün kahvehanede Temel'in yanına gelerek:

- Ula Temel, geçen gün senin inek hastalanmıştı ya, sen iyileşmesi için ona ne yaptun?

Temel şöyle bir Dursun’u süzmüş:

- Benim ineğe tuz ruhu içuttum.

Bu sözlerden sonra Dursun bakkala gitmiş, bir şişe tuz ruhu alıp evine dönmüş. İte-kaka ineğe zorla tuz ruhunu içirmiş. Tabi inek mevta…

Ve ertesi gün Dursun, kahvehanede yine çıkagelip Temel'e;

- Ula Temel, benum ineğe tuz ruhu içurttum, yarim saat geçmeden öldi!...

Temel şaşkın bir edayla başını kaşımış. Sonra Dursun'a doğru dönerek;

- Bilimeyrum ki uşağum, benum inek de ölmişti…

- ?

6Şub/160

Ayrılsak da Beraberiz – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Ayrılsak da Beraberiz - Alptekin CEVHERLİ

2003 yılında kaybettiğimiz Türk Sanat Müziği’nin değerli sanatçısı Rahmetli Yusuf Nalkesen’in o meşhur şarkısında söylediği “Ayırlsak da beraberiz”in nakaratı haberleri izlerken birden dilime dolanıverdi…

* * *

1989 sonrası dünyanın tek başına süper gücü olduğu iddiasını yüksek sesle söylemeye başlayan ABD, SSCB’nin yıkılmasıyla birlikte “Yeni Dünya Düzeni” adıyla at koştururken; sahneye yeni bir tiyatro oyunu konuluyordu.

1989 öncesinde ABD ve SSCB arasında sözüm ona devam eden “Soğuk Savaş” Sovyet Rusya’nın iflası ile tek kişilik oyun halinde ABD tarafından devam ettirilmeye çalışıldı.

Ne zaman ki, halk dilindeki argo tabirle Rusya’nın ‘biti kanlanınca’ oyun, yine esas oğlanla kötü adam arasında sahnelenmeye başlandı.

Güya bir yandan ABD, diğer yandan Rusya dünyayı paylaşmak için mücadele ediyormuş gibi görünürken aslında bir sömürü düzenini iki koldan yürüttüklerini; insanlık ve özellikle de Türk – İslâm dünyası üzerinde müthiş pazarlıklar döndüğünü görüyoruz.

Güya bu düşmanlar, konu Türkiye olunca nasıl da ortak çalıştıklarını bir anda gözler önüne serdiler…

9Oca/160

Müslüman Türk’ün Balkanlar’daki Tapusu – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Müslüman Türk’ün Balkanlar’daki Tapusu - Alptekin CEVHERLİ

Bu hafta sonu Kosova’da evlâd-ı fatihanı ziyarete ve onları yerinde görmeye gittik. Gittiğimizde de adetten olarak yörenin en ulu kişisini ziyaret etmemiz kaçınılmazdı. Bu amaçla da Sultan 1’inci Murat Hûdavedigâr’ın kabrini de ziyaret ettik.

* * *

28Ara/150

Yıl 2016 ve Yeni Bir Dünya Kurulurken…/ Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Yıl 2016 ve Yeni Bir Dünya Kurulurken…/ Alptekin CEVHERLİ

Yeni bir takvim yılı ile birlikte geleceğe yönelik bir Fütüralist gibi bazı tahminlerde bulunalım isterseniz…

* * *

Yaklaşık her yüz yılda bir, dünyadaki siyasi sistem yeniden yapılanır…

Bu bazen 70 yılı bulur, bazen ise 120 yılı; ama ortalama yüzyılda bir yeniden dizayn olunan dünya siyasetinde bugünlerde yeni bir doğumun sancıları çok net olarak hissediliyor…

Sovyet Rusya’nın çöküşü ile başlayan tek kutuplu dünya sürecinin, tek kutuplu dünyaya ve ardından şimdi de yerini çok kutuplu dünyaya düzenine hızla bıraktığı şu günlerde, geleceğin lider ülkeleri ve çöküş sürecinde olan güçleri her geçen gün çok daha çok netleşiyor.

Giderek tükenen Rusya ile birlikte sanayi ve tarım üretiminden yoksun olan bir kısım petrol zengini ülke de ne yazık ki, ciddi bir ekonomik buhrana doğru sürüklenip, eriyor.

Ekteki grafikten de görüleceği gibi eski gücünden çok çok uzak olan Rusya’nın, bir çılgınlık yapıp dünyayı 3’üncü Dünya Savaşı’na sürüklemesi ihtimali de dâhil olmak üzere yeni bir parçalanma sürecine girdiği artık açıktır.

27Kas/150

прощай Россия (Güle Güle Rusya) – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,прощай Россия (Güle Güle Rusya) - Alptekin CEVHERLİ

1970’li yıllarda bazı kimseler önce Sovyetler Birliği’nin ardından ABD’nin dağılacağını ve tarihe gömüleceğini söylediğinde çoğu insan müstehzi bir ifade ile suratınıza bakıyordu.

1980’lerin sonunda komünist sistemin çökmesi ve Sovyet Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Rusya’nın içinde düştüğü durumdan bir daha çıkamayacağı fütüralistlerce açıkça dile getirilmeye başlanmıştı. O dönemde Rus generallerinin üniformaları ve madalyaları İstanbul Beyazıt meydanında 2 – 3 dolara satılıyor, her gün bir eski Sovyet Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan ediyordu.

Bu süreci ve tahmini doğrularcasına Kızılordu’nun düzenlediği başarısız darbe girişimi ve Boris Yeltsin’in demokrasi kahramanı olarak tankların üzerine çıkarak buna engel olması Rusya’da artık geri dönülmez bir sürecin başladığının en önemli nişanesi olarak tarihe geçmişti.

Hatta öyle ki, Sovyet Cumhuriyeti bile olmayan Çeçen-İnguş Özerk bölgesi dahi bağımsızlığını ilan etmiş, müdahale eden Rus ordusunu bozguna uğratarak Yeltsin’le eşit şartlarda masaya oturmuş ve Rusya, resmen Çeçenistan’ın bağımsızlığını tanımıştı.

30Eyl/150

İnsan Canının Bedava Olduğu Coğrafyada… / Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,İnsan Canının Bedava Olduğu Coğrafyada… / Alptekin CEVHERLİ

Evde basit bir elektrik işi var. Bayram üzeri yana yakıla elektrikçi arıyorum. Bir tanesine gittim. Ajandasına baktı, “Bayramdan sonra gelirim” dedi.

- Usta 10 dakika sürmez, akşam seni dükkândan alsam, iş bitince evine bıraksam?

- Olmaz, bayramdan sonra!

İyi, iyi de; bayram 9 gün… Bayramdan sonra eder, 10 gün. Ben 10 gün ne yapacağım?

- ??? Başka elektrikçiye gidiyorum. Küçücük bir dükkân…

Bir bakıyorum usta da dükkân komşusu ile içeride oturmuş, tavla oynuyor. Çırağı, kalfası diğer komşuları da yancı pozisyonunda eğleniyorlar…

- Selamünaleyküm, bir elektrikli şofben montajımız vardı da...

Usta, başını kaldırıp şöööyle bir bakıyor.

- Ağabey, işim çok (?)

- Nasıl yani, şimdi montaja gelmeyecek misin?

- Ağabey, biz büyük projeler yapıyoruz. Site, blok elektrikleri filan. Öyle basit işlere zamanımız yok.

- İyi de kardeşim ben ne yapacağım?

- Valla sen arada bir uğra, müsait bir fırsat bulursam gelirim (?)

- Valla ben en iyisi elektrikçilik okuyayım da…

- Nasıl anlamadım ağabey?

- Seninkinin karşısına dükkân açacağım da!

* * *

10Eyl/150

TAM DEMOKRATİK SEÇİM SİSTEMİ – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,TAM DEMOKRATİK SEÇİM SİSTEMİ - Alptekin CEVHERLİ

Bilinen fıkradır:

1950 Seçimleri’nde oyunu kullandıktan sonra, köylü seçmen bir an duraklar ve sandık başkanına döner:

- Bey pusulamı geri istiyorum.

- Geri verilmez, niçin istiyorsun?

- Adres yazacağım

- Adres yazılır mı be adam!...

- ‘Geçen seçimde’ adresi yazmadık da oylar başka partiye gitti de...

* * *

23Ağu/150

Zarfa Değil, Mazrufa Bak Sen – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Zarfa Değil, Mazrufa Bak Sen - Alptekin CEVHERLİ

Adamın biri Şam’dan ipek, süs eşyaları ve çeşitli mücevherleri satın almış. Bağdat’a götürüp satacakmış. Fakat aldığı mallar o kadar değerli ve kıymetliymiş ki, yükte hafif, pahada ağır olan bu eşyaları, devenin sırtındaki küfenin ancak birini doldurabiliyormuş.

Bu şekilde yola çıksa bakmış küfe, devenin sırtında durmayacak devrilecek. Ne yapayım diye düşünmüş düşünmüş; sonunda bir çare bulmuş. Öbür küfeyi de çöl kumuyla doldurup devesinin sırtına yüklemiş ve Bağdat’a doğru yola koyulmuş.

Çölde kızgın kumlar üzerinde önde kendisi arkasında devesi ile ilerliyormuş.

Epey bir yol gittikten sonra bir de bakmış ki kendisi de devesi de epey yorulmuş. Devenin sırtına oturmayı düşünmüş. Bakmış hayvan kan ter içerisinde kalmış, acımış. Bir vahada dinlenmeye karar vermiş. Bulduğu bir vahada hayvanı çökertip tam yükleri indirmeye çalışırken bir ses işitmiş:

- Selâmünaleyküm kervancı. Yardıma ihtiyaç var mı?

Sesin geldiği yöne doğru bakmış, hırpani giyimli, derviş kılıklı bir adam uzaktan kendisine bakıyor.

- Ve aleykümselâm. Valla Hızır gibi yetiştin. Şu küfeyi çözmeme yardım etsen çok iyi olur.

16Ağu/150

“MÜSLÜMANIN FERASETİ VARDIR” – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,“MÜSLÜMANIN FERASETİ VARDIR” - Alptekin CEVHERLİ

Adam soruyor:

- Feraset mi, o da ne?

* * *

Hep gençlerin kültürel olarak yozlaştığından, bazı insanî değerleri bilmediklerinden dem vurulur ya; bir şey dikkatimi çekti. Aslında gençler insanî olumlarını olabildiğince yaşamaya çalışıyorlar. Ancak o bahsedilen kavramların karşılığı olan kelimeleri bilmedikleri için yaşadıkları, ancak ifade edemedikleri duygular arasında kayboluyorlar.

Çünkü dilimizi güya sadeleştireceğiz diye, pek çok güzel kelimemizi kullanamaz olmuşuz.

Ondan sonra da İslâm ülkeleri niye böyle perişan deyip, türlü türlü mazeretlerle, suçlamalarla kendimizi kandırıyoruz.

Bir gün Abdülhâlik Gucdüvânî hazretleri (Özbekistan) Buhara’da mürit ve gönüldaşlarıyla velilik halleri üzerine sohbet ediyordu. Sohbet halkasına elinde tespih, sırtında dervişlik hırkası, omuzunda seccade olan bir genç de dahil olmuş, can kulağı ile Gucdüvânî Hazretlerini dinler görünmekteydi. Meclistekilerin ilk defa gördükleri bu genç, bir müddet sonra sual sormak için müsaade aldı ve son derece hürmetkâr bir eda ile şöyle dedi:

– Efendim, malûmunuz, Hz. Peygamber s.a.v., “Müminin ferasetinden sakının; çünkü o, Allah’ın nuru ile bakar” buyurmuşlardır. Bu hadis-i şerifin sırrı nedir acaba?

Gucdüvânî Hazretleri soruyu önce duymazdan geldi. Ancak genç ısrarla Gucdüvânî Hazretleri’ni sıkıştırıyor, cemaatin içinde güç durumda bırakmaya çalışıyordu.