Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım

24Eki/140

Hac Dönüşü Hasan Baltacı’yı Ziyaret..

1  22 Ekim 2014 Çarşamba / Kocaeli Aydınlar Ocağının kurucu üyelerinden Makine Mühendisi Hasan Baltacı yakınlarıyla birlikte gittiği kutsal topraklardan Hac görevini tamamlayarak İzmit’e döndü.

24Eki/140

İzmit Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Sevinç Sevinç

  23 Ekim 2014 Perşembe / 2014-2015 eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullarda aile birliği seçimleri de yapılmaya başlandı. İlimizin köklü okullarından biri olan İzmit Lisesi Okul Aile Birliği Genel Kurulu Okul toplantı Salonunda toplandı.

24Eki/140

lütfen.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

lütfen
zarf (lü'tfen) Arapça luµfen

1. zarf Birinden bir şey isterken "dilerim, rica ederim" anlamında kullanılan bir söz
"Lütfen yukarıya teşrif buyurun beyefendi!" - O. C. Kaygılı

2. İstemeyerek, gönülsüz bir biçimde
"Aylarca sonra lütfen uğradı."

24Eki/140

Federal- Mogul emeklilerinin 9. buluşması

10  Federal- Mogul emeklilerinin 9. buluşması

Ahmet Güngör, Osman Çağırıcı ve Hüseyin Hasekioğlu’nun tertip komitesinde yer aldığı Federal- Mogul emeklilerinin 9. geleneksel kahvaltılı buluşması Sapanca Gülizar Bahçe’de gerçekleşti.

24Eki/140

Türk Dünyası’nda Acı Bir Yıldönümü – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherliTürk Dünyası'nda Acı Bir Yıldönümü - Alptekin CEVHERLİ

Kırgızistan'ın dünyaca ünlü yazarlarından Cengiz Aytmatov'un meşhur romanındaki Mankurtlara dönüşmüş bir toplum haline geldik. Hızla millet vasfından toplum vasıfsızlığına dönüşüyoruz. Elbette bu sadece bizim ülkemize mahsus bir durum değil. Bütün dünyaya şamil bir şekilde, milletleri millet yapan kültürel değerler ve tarihi miraslar hızla değersizleştiriliyor ve yok oluyor. Bugün sadece şekil şartlarına önem vererek gününü gün etmeye çalışan zihniyetin topluma egemen olması dolayısıyla ortalıkta mankurt gibi gezen insanlardan müteşekkil hale gelindi, geliniyor.

Öz ise Allah'a emanet...

Bizi biz yapan değerlerden birisi de 4 Ekim 1938 yılında Sovyet Rusya tarafından kurşuna dizilerek idam edilen ünlü Türk Edebiyatçısı Çolpan'dır...

1897 yılında Türkistan'da bugünkü Özbekistan'ın Fergana vilayetine bağlı olan Andican kentinde doğdu. Gerçek adı Abdülhamit Süleyman'dır. Çolpan (Tan Yıldızı) onun takma adıdır.
Çolpan Türkistan'daki Cedit, doneminin en önemli şairidir. Hem medresede, hem Rus okullannda öğrenim görmüş; Arapça, Farsça, Rusça ve İngilizce öğrenmiştir. Mevlâna, Sadi, Hafız, Hayyam, Ali Şir Nevayî, Fuzülî gibi Türk ve İslâm yazarlarını okumuştur. Devrin diğer ceditçileri gibi Osmanlı, Kazan, Kırım ve Azerbaycan Türk edebiyatlarını yakından takip etmiştir. Türkiye’den Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp ve Mehmet Akif Ersoy gibi şair ve yazarları yakından tanımıştır.

23Eki/140

“6552 SAYILI YASA’NIN GELİR İDARESİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ” semineri..

x_1413819387157

20 Ekim 2014 Pazartesi  / “6552 Sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un Gelir İdaresi Yönünden Değerlendirilmesi” semineri yapıldı.

23Eki/140

Adapazarı’ndaToka Ailesini ziyaret..

2014-10-19 21.47.32  19 Ekim 2014 Pazar / Geçtiğimiz günlerde yürürken bir anda dengesini kaybedip yere düşen, geçirdiği kaza sonrası evinde dinlenen Endüstri Mühendisi Mustafa Toka’ya geçmiş olsun ziyaretleri devam ediyor.

23Eki/140

Dr. Aziz Alemdar gezi arkadaşlarını ağırladı

zzzs2

23Eki/140

ÇAĞDAŞ FALCILAR – Dr. Hasan GÜNAYDIN

ÇAĞDAŞ FALCILAR - Dr. Hasan GÜNAYDIN

Son 10-15 yıldır Türkiye’nin gündemine “Çağdaş Falcılar” diyebileceğimiz bir takım adamlar girdi. Bunlar, maalesef, saçma sapan yorum ve iddiaları ile halkı olabildiğince etkiledi ve zihinleri karıştırdı. Bu vazifeyi yerine getirebilmek için de yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i hiç utanmadan (!) kendi çıkarlarına alet etti. Bazıları kendilerine futurist, bazıları stratejist, bazıları da İslam Alimi adını veriyor. Yarım yamalak din bilgileri ve Arapçaları ile fütursuzca ahkam kesiyor, atıyor, tutuyorlar.

Bir bakıyorsunuz biyolog, bir bakıyorsunuz sosyolog oluyorlar. Çoğu zaman da, muhteremler dahi birer astrofizikçi. Yaptıkları şey, inandırmak istedikleri konularda Kur’an’dan şifreli mesajlar çıkarmak ve konuya vakıf olmayan insanları inandırmaya çalışmak.

İşte efendim; falanca tarihte iktidara falancanın geleceği yazılıymış, filanca tarihe kadar iktidarda kalacakmış, şu tarihte İsrail yıkılacakmış, bu tarihte Amerika’da iç savaş çıkacakmış, o tarihte Kuzey Irak’taki kürtler kendi arzularıyla Türkiye’ye katılacaklarmış; ama mecburen, bunun için çözüm sürecinin başarıyla tamamlanması gerekiyormuş, falan, filan, vs. vs.

23Eki/140

Volkan Yüksel’e, “medya’da KOCAELİ KANDIRALILAR DERNEĞİ –7” kitabı

21 Ekim 2014 Salı / Volkan Yüksel uzun yıllar yerel bir gazetemizde köşe yazıları yazdı..

23Eki/140

maşallah.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

maşallah
ünlem (ma:şallah) Arapça m¥ş¥¢e + all¥h

1. ünlem (ma:şalla:h) "Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz
"Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!" - N. F. Kısakürek

2. (ma:şalla:h) Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz
"İşine gelince aklı gayet yerinde maşallah!" - E. Şafak

3. isim (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina vb. yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık

22Eki/140

Kandıralı Genç Topçu Hakan Özcan SAFRANBOLU SPOR’DA

1

1996 doğumlu Kandıralı Genç Topçu Hakan Özcan bu sene Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandı.

22Eki/140

Chemtrail spreyleme, HAARP teknolojisi ve GDO’ lu gıda endüstrisi – Dr. Ali DEĞİRMENCİ

Chemtrail spreyleme, HAARP teknolojisi ve GDO’ lu gıda endüstrisi - Dr. Ali DEĞİRMENCİ

Günümüz saldırılarının sadece bombalardan ibaret olmadığını görüyoruz. Gerek bilinçaltımıza, gerekse bedenimize yapılan sessiz saldırıların tesiri altındayız. Görsel medya üzerinden verilen subliminal mesajlar yanında gökyüzünden sessizce yayılan zehirli bulutlar dikkatlerimizden kaçıyor. Gökyüzünde sessizce uçarken havamızı suyumuzu kirleten gazlardan haberimiz var mı?

Son zamanlarda bilim adamları iklim değiştirme(geoengineering) ve tabiatı kendilerine göre revize etme üzerinde çalışıyorlar. bu çalışmanın bir ayağı CHEMTRAİLS’dır. Chemtrails, küresel ısınmayı önlemek bahanesiyle havanın sülfat ve alüminyum içerikli gazlarla ilaçlanmasıdır. Tüm dünyada 90’lı yıllarda başlayan aerosol kullanımı son yıllarda Türkiye’de de görülmeye başladı. CHEMTRAİLS uçaklar kullanılarak tonlarca gazın gökyüzüne düzenli aralıklarla püskürtülmesidir. Genelde açık ve güneşli havalarda hatta rüzgarsız havalarda yapılan CHEMTRAİLS hatları saatlerce havada kalıyor.

22Eki/140

Kocabayramlarda Maremağaların Büyük Nazmiyesi..

18 Ekim 2014 Cumartesi / Nazmiye Ergün Kandıra Kocabayramlar’ın en yaşlı kadınlarından..

22Eki/140

kantar.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kantar
isim Arapça ®inµ¥r

1. isim Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç

2. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı

3. Baskül

4. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi
"İki kantar kireç."

21Eki/140

Prof. Dr. Yusuf Bayraktutan’dan, acısını paylaşanlara teşekkür

20141021121739bayrak   89 yaşındaki annesi Asiye Bayraktutan’ı kaybeden Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölüm Başkanı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Bayraktutan, bu acı gününde kendisini yanız bırakmayan herkese yayımladığı yazılı mesaj ile teşekkür etti.

Bayraktutan tarafından yayımlanan mesaj şöyle: “Annemizin vefatı üzerine ziyaretleriyle, telefonlarıyla üzüntümüzü hafifleten ve bizi bu acı günümüzde yalnız bırakmayan Kocaeli kent protokolüne; üniversitemizin rektörü, yardımcıları, dekanlar, rektör adayları ile akademik ve idari personeline; Erzurumlular Vakfı yöneticilerine; Kocaeli Kandıralılar Derneği yöneticilerine, komşu, akraba, arkadaşlarımıza ve tüm dostlarımıza teşekkür ederiz.”

Asiye Bayraktutan annemize Allah’tan rahmet, sevgili Yusuf hocamıza sabır ve başsağlığı dilerim. Ahsen OKYAR

Kategori: Mesaj Yorum yok
21Eki/140

Dr. Aziz Alemdar gezi arkadaşlarını ağırladı..

17 Ekim 2014 Cuma /  Sekiz sene önce gerçekleşen 8 günlük Karadeniz Gezisi arkadaşları Dr. Aziz Alemdar’ın evinde toplandı.

21Eki/140

kafa.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kafa
isim Arapça ®af¥

1. isim İnsan başı, ser

2. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü

3. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu

4. Mekanik bir bütünün parçası
"Distribütör kafası."

5. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek
"Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş." - Y. K. Beyatlı

6. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet
"Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı." - Y. Z. Ortaç

21Eki/140

Körfez Karadenizli Gençler toplandı

1  Körfez Karadeniz Kültür platformuna mensup gençler Körfez Belediyesi T. Çiftlik Sahil Tesislerinde toplandı.

21Eki/140

17/25 ARALIK BİR SERAP İMİŞ – Av. Ruhittin Sönmez

ruhittin sönmez av17/25 ARALIK BİR SERAP İMİŞ – Av. Ruhittin Sönmez

Vikipedi’de, bakın serap nasıl tarif ediliyor? “Serap, atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen optik yanılma, optik bir doğa olayıdır. Kısaca, uzak nesnelerin görüntüsünün, ışık ışınlarının bükülmesiyle, aslında bulunmadıkları bir yerde görünmesidir. Halüsinasyonun tersine, serap bir doğa olayıdır. Kamera ile kaydedilebilir. Gözlemcinin konumunda bulunan herhangi bir optik alet bu ışık olayını gözlemleyebilir.”

Halüsinasyon (var sayma) ise, bir his organını uyaran hiçbir nesne veya uyarıcı olmaksızın, alınan bir sanının varlığına inanma durumudur. Ruh hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Beş duyunun da halüsinasyonu olabilir; görme, işitme, dokunma, koklama ve tat duyusu. Halüsinasyonlarda kişi, bir hastalığının olduğunu bilmeden, gördükleri, işittikleri ve hissettiklerine bütünüyle inanır.

17/25 Aralık soruşturmalarına ait delil niteliğindeki kayıtlar, Türkiye’yi sarsan, 4 bakanın istifasına, tutuklamalara sebep olan görüntüler meğer bir serap imiş.

Yani biz toplum olarak, 800 bin TL değerindeki rüşvet saatini Bakanın kolunda gördüğümüzü sanmıştık. Ama meğer o saat ABD’deki bir iş adamının kolunda imiş.

Ayakkabı kutusunda gördüğümüz paralar, Halk Bankasının kasasında imiş de biz serap görmüşüz.

Bakan çocuğunun evinde yatak odasında gördüğümüzü sandığımız çelik para kasaları içindeki dolarlar, Eurolar da, İsviçre Bankalarının birinin deposunda imiş.

Ah bu ışık kırılmaları ah. Bu optik yanılma sayesinde yani ışık ışınlarının bükülmesiyle, bahsi geçen suç delillerinin aslında bulunmadıkları bir yerde görünmesi yüzünden ne kadar günaha girdik.

Peki ya ses kayıtları. Onlar da olsa olsa halüsinasyondur. Bakın C. Savcılarımız takipsizlik kararı verdiklerine göre “milletin A. sına koyduğunu” duyduğumuzu sandığımız, “havuz medyası” oluşturmak için rüşvet verdiğini sandığımız saygın iş adamlarının konuşmaları da herhalde halüsinasyonmuş.

Montaj mı, dublaj mı diye tartışıp durduğumuz sıfırlama tapeleri de, ihalelere fesat karıştırdı diye şüphelendiğimiz devletlilerin ses kayıtları da meğer hepsi bir halüsinasyon (var sayma) imiş.